okul müdürü

listen to the pronunciation of okul müdürü
Türkisch - Englisch
headmaster

He has just become headmaster. - O sadece okul müdürü oldu.

You must go and see the headmaster at once. - Okul müdürünü hemen gidip görmelisin.

principal

The principal came in after the teacher. - Okul müdürü, öğretmenden sonra içeri geldi.

The principal assured me of her honesty. - Okul müdürü onun dürüstlüğü konusunda beni ikna etti.

school principal

The school principal suspended Tom for two days. - Okul müdürü Tom'u iki gün uzaklaştırdı.

The teacher is with the school principal. - Öğretmen okul müdürü ile birlikte.

provost
preceptor
schoolmaster

One father is more than a hundred schoolmasters. - Bir baba 100'den daha fazla okul müdürüdür.

(üniv.) provost
beak
headmaster, principal
school manager

She was very mad and went to talk with the school manager. - O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.

okul müdür
headmaster

He has just become headmaster. - O sadece okul müdürü oldu.

The headmaster will present the winners their prize. - Okul müdürü kazananlara ödüllerini sunacak.

okul müdürü
Favoriten