Until then, Tom had never seen Mary in jeans.
- O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi
My father had never been abroad until then.
- O zamana kadar babam hiç yurt dışında bulunmadı.
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.
We will move into our new house next month if it is completed by then.
- O zamana kadar tamamlanırsa gelecek ay yeni evimize taşınacağız.
They had been married for ten years by that time.
- Onlar o zamana kadar on yıl evliler.
I found all the shops closed by that time.
- O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
Not till then did I realize the danger of the situation.
- O zamana kadar durumun tehlikesini fark etmedim.
We'll just have to wait till then.
- Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.