O, tavukları darıyla besledi.
- He fed the chickens millet.
Germans are a frugal people.
- Almanlar tutumlu bir millettir.
The English are a practical people.
- İngilizler becerikli bir millettirler.
Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
- Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
The United Nations sent peacekeepers to Bosnia.
- Birleşmiş Milletler Bosna'ya arabulucular gönderdi.
The U.N. monitored the country's elections.
- Birleşmiş Milletler ülkedeki seçimleri izledi.
Denmark is the happiest country in the world according to the United Nations World Happiness Report.
- Danimarka, Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu'na göre dünyanın en mutlu ülkesidir.
Are nations the last stage of evolution in human society?
- Milletler insan toplumunda son evrim aşaması mı?
Thank you very much, everybody.
- Çok teşekkür ederim, millet.
Hey everybody, listen up!
- Hey millet, kulak verin!
Hang in there, folks.
- Orada bekleyin, millet.
Can I help you folks?
- Size yardım edebilir miyim millet?
She did it for the good of the community.
- O onu milletin iyiliği için yaptı.
I'll be right back, folks.
- Ben hemen döneceğim, millet.
Hang in there, folks.
- Orada bekleyin, millet.
I congratulate him and Governor Palin for all they have achieved, and I look forward to working with them to renew this nation's promise in the months ahead.
- Başardıkları her şey için onu ve Vali Palin'i tebrik ediyorum ve önümüzdeki aylarda bu milletin sözünü yenilemek için onlarla çalışmaya can atıyorum.
Hey guys! What' up?.
Let me ask you guys something.
- Millet size bir şey sormama izin verin.
I miss you guys so much!
- Sizi çok özlüyorum millet.