Definition von kufur im Türkisch Englisch wörterbuch
- küfür
- swearing
I am swearing at that jerk!
- O pisliğe küfür ediyorum!
Swearing relieves the pain.
- Küfür etmek ağrıyı hafifletir.
- küfür
- swearword
- küfür
- sacrilege
- küfür
- curse
The coffee has got to be as hot as a girl's kiss on the first date, as sweet as those nights in her arms, and as dark as the curse of her mother when she finds out.
- Kahve bir kızın ilk buluşmasındaki öpücük kadar sıcak, o gece kızın kucağı kadar yumuşak ve annesinin kızı bulduğu zaman ettiği küfürler kadar siyah olmalıdır.
He knows how to curse in Chinese.
- Çince nasıl küfür edileceğini bilir.
- küfür
- (Kanun) swear
I cannot swear at a policeman.
- Bir polise küfür edemem.
He often swears when he is angry.
- Kızgın olduğunda sık sık küfür eder.
- küfür
- profane
- küfür
- scurrilously
- küfür
- billingsgate
- küfür
- profanity
Tom never uses profanity.
- Tom asla küfür kullanmaz.
- küfür
- swearing, using profanity, cussing
- küfür
- abuse
- küfür
- oath
- küfür
- contumely
- küfür
- invectives
- küfür
- swearword, oath, cuss
- küfür
- expletive
- küfür
- strong language
- küfür
- swearword, abuse, oath, curse, strong language; blasphemy, impiety, sacrilege
- küfür
- scurrility
- küfür
- cuss
- küfür
- a bad word
- küfür
- invective
- küfür
- blasphemy
The angry mob wanted Jesus killed for blasphemy.
- Öfkeli kalabalık küfür için İsa'nın öldürülmesini istedi.
Praise is more valuable than blasphemy.
- Hamd küfürden daha değerlidir.
- küfür
- cuss word
- küfür
- (-frü) ungodliness, impiety, blasphemy; atheism; polytheism
- küfür
- revilement
- küfür
- purple language
- küfür
- cussword
- küfür etmek
- (Ticaret) swear
Swearing relieves the pain.
- Küfür etmek ağrıyı hafifletir.
She knows five languages, but when she wants to swear, she does so in her maternal language.
- Beş yabancı dil biliyor ama küfür etmek istediği zaman kendi ana dilinde konuşuyor.
- küfür etmek
- abuse
- küfür etmek
- use bad language
- küfür etmek
- abuse at smb. hurl
- küfür etmek
- to abuse, to curse
- küfür etmek/ü basmak/ü savurmak
- to swear, cuss
- küfür küfür
- (for a wind to blow) softly and coolly
- küfür savurmak
- hurl curses
- küfür savurmak
- hurl abuse at smb
- küfür savurmak
- to revile
- küfür yağdırmak
- pour forth
- küfür yağdırmak
- pour out
- sunturlu küfür
- violent oath
- ağız dolusu küfür
- unrestrained swearing
- kandilli küfür
- violent swearing; resounding oath
- kantarlı küfür
- slang violent swearing; violent oath
- okkalı küfür oath which turns
- the air blue