kaybet

listen to the pronunciation of kaybet
Türkisch - Englisch
lose

I was beginning to lose my cool. - Soğuk kanlılığımı kaybetmeye başlıyordum.

Tom never loses his cool. - Tom soğukkanlılığını asla kaybetmez.

mislay
{f} losing

I can't stand losing her. - Ben onu kaybetmeye dayanamam.

I'm not worried about losing my job. - İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.

{f} lost

I've lost all my money. - Bütün paramı kaybettim.

They lost no time in leaving their home. - Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.

forfeit
mislaid

I've mislaid my watch. - Kol saatimi kaybettim.