kaşın

listen to the pronunciation of kaşın
Türkisch - Englisch
{f} itch

I feel itchy everywhere. - Her tarafım kaşınıyor.

I have an itch right in the middle of my back and I can't reach it. Arrgghh! - Şu anda sırtımın ortası kaşınıyor ve ben oraya ulaşamıyorum. Arrgghh!

kaş
{i} brow

Tom wrinkled his brow like he was displeased. - Tom hoşnutsuzmuş gibi kaşını çattı.

The old woman knitted her brows. - Yaşlı kadın kaşlarını çattı.

kaş
eyebrow

They had no beards, no hair and no eyebrows. - Onların hiç sakalları, saçı ve kaşları yoktu.

Tom has bushy eyebrows. - Tom'un gür kaşları var.

kaş
bezel
kaş
vignette
kaş
supercilium
kaş
eye brow
kaş
the brow
kaş
eyebrow, brow; bezel, vignette
kaş
brow, projection
kaş
collet (for a gem)
kaş
pommel (of a saddle)
kaş
(Mimarlık) accolade
kaşın
Favoriten