ilk kez

listen to the pronunciation of ilk kez
Türkisch - Englisch
first

He went to Paris for the first time. - Paris'e ilk kez gitti.

This style of hairdressing first appeared in the early 19th century. - Kuaförlüğün bu stili 19. yüzyılın başlarında ilk kez görüldü.

first-time

Tom's a first-time offender. - Tom bir ilk kez yakalanan.

for the first time

I saw a movie for the first time in two years. - İki yılda ilk kez bir film izledim.

I saw Yoshida for the first time in five years. - Ben, beş yıl içinde, ilk kez Yoshida ile görüştüm.

early times
first time

He went to Paris for the first time. - Paris'e ilk kez gitti.

I saw Yoshida for the first time in five years. - Ben, beş yıl içinde, ilk kez Yoshida ile görüştüm.

ilk kez kırpılan koyun
shearling
İlk kez
for the first time
İlk kez
very first time
sosyeteye ilk kez takdim edilen genç kız
deb
sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı
debutant
sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız
debutante
ilk kez
Favoriten