i̇rfan

listen to the pronunciation of i̇rfan
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) İkrar
(Osmanlı Dönemi) Fık: Esrar-ı İlâhiyeye, iman ve Kur'an hakikatlarına vukufiyet. (İlim ile irfan ve ma'rifet arasında fark vardır: İlim, vech-i küllî ile, yani her vechesiyle bilmektir. İrfan ve marifet ise; vech-i cüz'î ile bilmektir. Bu cihetle Cenab-ı Hakk'a irfan ve marifet isnad olunmaz. Fıtrî istidat eseri olarak inceleyerek tefekkür edip bilmektir. Buna "İlm-i Ledün" ve İlm-i Rabbanî" de denir.) (Bak: Ârif)
(Osmanlı Dönemi) Bilmek, anlayış, tecrübe ve zekâdan ileri gelen zihnî kemal
(Osmanlı Dönemi) Mücazat
irfan
Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş, varış, varışlılık
irfan
Bilme, anlama, sezme, kültür: "Zira onun irfan seviyesi hakkında malumatım pek azdır."- R. H. Karay
irfan
Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş
irfan
Bilme, anlama, sezme, kültür
irfan tözün
Rumuz Goncagül, Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri, Kız kulesi Âşıkları gibi filmleriyle tanınmış sinema yönetmenimiz
irfan özbakır
Sensiz kalan gönlümde bil ki hayat virane, Gönlüm sevginle dolu unutmak mümkün değil, Gülünce gözlerinin içi gülüyor gibi şarkılarıyla tanınan ve geçen aylarda 77 yaşındayken ölen bestecimiz
i̇rfan
Favoriten