iş yükü

listen to the pronunciation of iş yükü
Türkisch - Englisch
{i} workload

Tom's barely coping with his workload at the moment. - Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.

That makes me feel good, and also lessens my workload. - Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.

work load
work overload
iş yük
workload

Tom's barely coping with his workload at the moment. - Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.

That makes me feel good, and also lessens my workload. - Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.

iş yükü
Favoriten