Tom uzaklara gitmek istemiyor.
- Tom doesn't want to go away.
Uzaklara gitmek istemiyorum.
- I don't want to go away.
Gitmek biraz zaman alacaktır.
- It will take a while to go away.
Uzaklara gitmek istemiyorum.
- I don't want to go away.
Eşyalarını al ve uzaklaş.
- Pick up your things and go away.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını rica etti.
- Tom asked Mary to go away.
Patronun sana saldırsa ve defolup gitmeni söylese bile, sen demek istediğini anlatmalısın.
- Even if you boss attacks you and tells you to go away, you should make your point.
Keşke ağrı defolup gitse.
- I wish the pain would go away.
... HE COULD BE 3' OR 4' AWAY BY NOW. ...
... a couple hundred yards away from the launch ...