gevşemiş

listen to the pronunciation of gevşemiş
Türkisch - Englisch
loose
unstuck
languishing
unfastened
relaxed

Tom told me to stay relaxed. - Tom bana gevşemiş kalmamı söyledi.

Tom said I seemed relaxed. - Tom gevşemiş göründüğümü söyledi.

gevşe
{f} relaxed

The rules were recently relaxed. - Kurallar son zamanlarda gevşemişti.

Import regulations have been relaxed recently. - İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.

gevşe
{f} relaxing
gevşe
slacken
gevşe
relax

You'd better relax a bit. - Biraz gevşemelisiniz.

Take a deep breath and then relax. - Derin bir nefes al ve sonra gevşe.

gevşe
{f} slackening
gevşe
unbent
gevşe
unbend
gevşe
unbending
telleri gevşemiş
unstrung