geprüft

listen to the pronunciation of geprüft
Deutsch - Türkisch
muayene
Englisch - Türkisch

Definition von geprüft im Englisch Türkisch wörterbuch

controlled
kontrol edilmiş
checked
{s} damalı
checked
{s} ekoseli
checked
onaylandı
checked
(Bilgisayar) onaylanmış
checked
kontrol edilmiş
checked
(Bilgisayar) işaretlenmiş
checked
(Bilgisayar) seçilmiş
checked
(Bilgisayar) onay işaretli
checked
(Bilgisayar) denetimli
controlled
denetlenmiş
checked
ekose desenli
checked
kareli
controlled
kontrollü

Mary kontrollü bir eşti. - Mary was a controlled wife.

Araba dijital kontrollü klima ile donatılmıştır. - The car is equipped with digitally controlled air conditioning.

controlled
denetimli
controlled
{f} kontrol et

Tom her şeyi kontrol etti. - Tom controlled everything.

Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti. - Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself.

inspected
{f} incele

Sami'nin arabası dedektifler tarafından incelendi. - Sami's car was inspected by investigators.

Sami, Leyla'nın arabasını inceledi. - Sami inspected Layla's car.

checked
kontrol et

O, satın almadan önce evin dayanıklılığını kontrol etti. - He checked the durability of the house before buying it.

Tom trafiğe çıkmadan önce dikiz aynasını kontrol etti. - Tom checked his rearview mirror before pulling out into traffic.