görünürdeki

listen to the pronunciation of görünürdeki
Türkisch - Englisch
ostensible
apparent
seeming
görünür
apparent
görünür
visible

There still weren't any visible signs of spring. - İlkbaharın hala görünür bir işareti yoktu.

Tomorrow's total eclipse of the sun will be visible from the southern hemisphere. - Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.

görünür
in view
görünür
observable
görünür
visionary
görünür
apparent to
görünür
appears

He often appears on TV. - O, sık sık televizyonda görünür.

The gibbous moon appears to grow fatter each night until we see the full sunlit face of the Moon. We call this phase the full moon. - Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.

görünür
apparent, visible
Türkisch - Türkisch

Definition von görünürdeki im Türkisch Türkisch wörterbuch

görünür
Belli, apaçık göze çarpan
görünür
Görünen, gözle görülebilen
görünürdeki
Favoriten