dramatik

listen to the pronunciation of dramatik
Türkisch - Englisch
{s} dramatic

Stop being so dramatic. - Böyle dramatik olmayı bırak.

The story of Tom and Mary's relationships is full of dramatic events. - Tom ve Mary'nin ilişkilerinin hikayesi dramatik olaylarla doludur.

stagy
theatrical

His behavior was theatrical. - Onun davranışı dramatikti.

stagey
dramatic; tragic
dramatical

Things changed dramatically. - Şartlar dramatik bir şekilde değişti.

That number has increased dramatically. - O sayı dramatik bir şekilde arttı.

dramatik özellik
drama
dramatik davranış
dramatics
dramatik ifade
dramatics
dramatik şiir
dramatic poetry
çok dramatik
operatic
ıngilizce bir dramatik eseri satın almak istiyorum
I would like to buy a drama in English
Türkisch - Türkisch
Sahne oyununa özgü olan: "Bu oyunun dramatik çatısını ben koyacaktım."- H. Taner
Coşku veren, duyguları kamçılayan
Acıklı
Sahne oyununa özgü olan
Sahne oyununa özgü olan: "Bu oyunun dramatik çatısını ben koyacaktım."- H. Taner
DRAMATİK
(Osmanlı Dönemi) Temsil yapılmak üzere yazılan heyecan verici veya acıklı tiyatro eseri. Acıklı olanına Trajedi, gülünç olanına da Komedi denir
DRAMATİK
(Osmanlı Dönemi) yun. Drama benzer. Heyecan verici, acıklı
dramatik
Favoriten