dikkate değer

listen to the pronunciation of dikkate değer
Türkisch - Englisch
notable

Chemistry has made notable progress in recent years. - Kimya bilimi son zamanlarda dikkate değer bir gelişim gösterdi.

remarkable

She achieved remarkable results. - O, dikkate değer sonuçlar elde etti.

He has made remarkable progress in English. - İngilizcede dikkate değer bir ilerleme kaydetti.

sightly
noticeable, noteworthy, notable, remarkable
worthy

There was nothing worthy of remark at the fair. - Fuarda dikkate değer bir şey yoktu.

This book is worthy of attention. - Bu kitap dikkate değer.

considerable
noticeable

There are noticeable differences between the two. - İkisinin arasında dikkate değer farklılıklar var.

noteworthy

The results are noteworthy. - Sonuçlar dikkate değerdir.

particular
worthy of notice
worthy of attention
of note
signal
noteable
worth considering
dikkate değer
Favoriten