Film öyle acıklı idi ki herkes ağladı.
- The movie was so sad that everybody cried.
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.
- Listening to sad music makes me happy.
Çok acıklı bir durumla karşı karşıyayız.
- We are faced with a very sad situation.
Film öyle acıklı idi ki herkes ağladı.
- The movie was so sad that everybody cried.
Senin gözde hüzünlü şarkın nedir?
- What's your favorite sad song?
Bu öylesine hüzünlü bir hikaye.
- This is such a sad story.
O, hüzünle gülümseyerek konuşmaya başladı.
- Smiling sadly, she began to talk.
Birdenbire çok hüzünlendim.
- I suddenly became very sad.
Onun yüzünde kalan üzüntü işaretini gördüm.
- I saw the mark of sadness that had remained on her face.
O, bana üzüntülü şekilde baktı.
- She looked sadly at me.
Vprose Sir Guyon, in bright armour clad, / And to his purposd iourney him prepar'd: / With him the Palmer eke in habit sad, / Him selfe addrest to that aduenture hard .