They began with a strong attack against the enemy.
- Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.
Macbeth raised an army to attack his enemy.
- Macbeth, düşmanına saldırmak için bir ordu yetiştirdi.
Are you friend or foe?
- Dost musun yoksa düşman mısın?
Entering the foe's camp is full of danger.
- Düşmanın kampına girmek tehlike doludur.
We got a hostile reception from the villagers.
- Köylüler tarafından düşmanca karşılandık.
I don't feel hostile toward you.
- Kendimi size karşı düşman hissetmiyorum.
An adversary yesterday is a friend today.
- Dün bir düşman bugün bir dosttur.