cheek, impertinence

listen to the pronunciation of cheek, impertinence
Englisch - Türkisch
Münasebetsizlik yanak
sauce
sos

Tom bir miktar elma aldı ve elma sosu yaptı. - Tom bought some apples and made apple sauce.

Tom pizzasına çok fazla acı sos koydu. - Tom put too much hot sauce on his pizza.

sauce
yüzsüzlük etmek
sauce
yüzsüzlük
sauce
pişkinlik
sauce
saygısızlık
sauce
küstahça karşılık vermek
sauce
terbiye
sauce
şımarıklık
sauce
{i} işvelilik
sauce
{f} tepesine çıkmak
sauce
{i} salça, sos, terbiye
sauce
{f} salça ilave etmek, sos koymak
sauce
(isim) sos, terbiye, salça, tat, lezzet, komposto [amer.], arsızlık, sululuk, şımarıklık, işvelilik
sauce
{f} sos katmak
sauce
{i} arsızlık
sauce
{f} şımarıklık etmek
Englisch - Englisch
sauce
cheek, impertinence
Favoriten