bulunmaz

listen to the pronunciation of bulunmaz
Türkisch - Englisch
unobtainable, rare
rare
unprocurable
heaven sent
unobtainable
elusive
bulunmaz Hint/Bursa kumaşı
very rare person or thing, rara avis, rarity
bulunmaz fırsat
golden opportunity
bulun
stay on
bulun
reside in
aramakla bulunmaz/ele geçmez
(Konuşma Dili) It's a very lucky chance. arayıp da bulamamak to be rare and valuable, be a lucky find. arayıp soranı bulunmamak/olmamak to be without anyone who cares for him. arayıp sormak 1. to show concern for, ask after. 2. to visit (someone) and show an interest in him. arayıp taramak/ taramak to comb, search thoroughly
bahane bulunmaz
beyond exception
eşi bulunmaz
unequalled
kırkından sonra azanı teneşir paklar/ından sonra azana çare bulunmaz
(Atasözü) If a middle-aged man starts acting like a randy young buck, it won't be long until he kicks the bucket
tekrar bulunmaz
irretrievable
ölüme çare bulunmaz
(Atasözü) There is no way to avoid death
Türkisch - Türkisch

Definition von bulunmaz im Türkisch Türkisch wörterbuch

bulun
Ot yığını
bulunmaz
Favoriten