bilinçaltı

listen to the pronunciation of bilinçaltı
Türkisch - Englisch
subconscious
deep
the subconscious, the unconscious; subconscious
the subconscious
subliminal

There's probably something subliminal about this album that makes me feel uncomfortable. - Muhtemelen bu albüm hakkında bilinçaltı bir şey var ve bu beni rahatsız ediyor.

depth
id
unconscious
(Tıp) subconsciousness
subconseious
bilinçaltı ile algılanan
subliminal
bilinçaltı ile ilgili
unconscious
bilinçalt
subconscious
bilinçalt
unconscious
öldürülme bilinçaltı arzusu
death wish
Türkisch - Türkisch
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiği zaman kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiği zaman kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur: "Bilinçaltı bir baskı, belki de ilk kez su üstüne çıkıyordu."- Ç. Altan
BİLİNÇALTI
(Osmanlı Dönemi) t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder. İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur. Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan uzak kalır
bilinçaltı
Favoriten