balkonlu

listen to the pronunciation of balkonlu
Türkisch - Englisch
balconied
having a balcony
having a porch
balkon
balcony

The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers. - Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.

Have you ever pegged your clothes up in the balcony? - Sen hiç giysilerini balkona astın mı?

balkonlu bir oda rica ediyorum
I'd like a room with a balcony
balkon
jetty
balkon
bosom
balkon
gallery
balkon
gazebo
balkon
piazza
balkon
veranda
balkon
terrace
balkon
porch; gazebo
balkon
balcony; (tiyatro vb'de) circle, balcony; boob, tit, titty
Türkisch - Türkisch

Definition von balkonlu im Türkisch Türkisch wörterbuch

Balkon
sala
Balkon
hayat
balkon
Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü: "Geçen gün bahçeye balkondan atlamak suretiyle inmiş."- M. Ş. Esendal
balkon
Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat
balkon
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü
balkon
Tiyatro ve sinema gibi büyük salonlarda asma kat
balkon
Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü