başlat

listen to the pronunciation of başlat
Türkisch - Englisch
initialize
{f} initiated
originate
(Bilgisayar) launch

The enemy launched an attack on us. - Düşman bize bir saldırı başlattı.

The Communists launched a major military campaign. - Koministler büyük bir askeri kampanya başlattı.

(Bilgisayar) start

Shall we start the meeting now? - Toplantıyı şimdi başlatalım mı?

Let's start the party. - Haydi partiyi başlatalım.

(Bilgisayar) resume

The United Kingdom and Iran resumed their diplomatic relations. - Birleşik Krallık ve İran diplomatik ilişkilerini yeniden başlattılar.

start up

Tom can't get his computer to start up. - Tom bilgisayarını başlatamıyor.

inaugurate
induct
trigger off
initiate

I'll do my best often means I won't initiate anything. - Ben elimden geleni yapacağım sık sık Ben bir şey başlatmayacağım anlamına gelir.

{f} initiating
start#up
started

Tom was the one who started the fight. - Tom kavgayı başlatan kişiydi.

I wonder who started that rumor. - O söylentiyi kimin başlattığını merak ediyorum.

başla
begin

School begins at nine and is over at six. - Okul dokuzda başlar ve altıda biter.

Birth is, in a manner, the beginning of death. - Doğum,bir şekilde,ölümün başlangıcıdır.

başla
began

He began his meal by drinking half a glass of ale. - Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.

You began to learn Esperanto. - Esperanto öğrenmeye başladınız.

başla
(Bilgisayar) run

They started running. - Onlar koşmaya başladılar.

He stopped smoking and started running. - Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.

diski başlat
(Bilgisayar) initialize disk
hizmeti başlat
(Bilgisayar) start service
hızlı başlat
(Bilgisayar) quick launch
oyunu yeniden başlat
(Bilgisayar) restart game
tekrar başlat
(Bilgisayar) restart game
uygulama başlat
(Bilgisayar) app start
başla
{f} beginning

Birth is, in a manner, the beginning of death. - Doğum,bir şekilde,ölümün başlangıcıdır.

At the beginning it'll be tough, but everything's tough at the beginning. - O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.

başla
log on
başla
begun

The French and Indian War had begun. - Fransız ve Hint Savaşı başlamıştı.

My memory of her has begun to recede. - Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.

başla
gotten start
başla
fall to
başla
go about

Now I must go about my work. - Şimdi işime başlamalıyım.

başla
strike up

The student center is a good place to strike up conversations. - Öğrenci merkezi konuşmalara başlamak için iyi bir yer.

başla
got start
başla
knuckle down
başla
set about

I must set about that work without delay. - Gecikmeden o işe başlamalıyım.

She had no idea how to set about her work. - İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.

başla
get start
başla
enter upon
başla
get down to

Now let's get down to work. - Şimdi çalışmaya başlayalım.

We must get down to our homework. - Biz ödevimize başlamalıyız.

başla
commence

Direct flights between New York and Tokyo commenced recently. - New York ve Tokyo arasında doğrudan uçuşlar son zamanlarda başlamıştır.

Hostilities commenced. - Düşmanlıklar başladı.

başla
start off

There's nothing better than a good cup of coffee to start off the day. - Güne başlamak için güzel bir fincan kahveden daha iyi bir şey yoktur.

Let's start off on the same page. - Aynı sayfada başlayalım.

başla
went about
başla
got down to
başla
log#on
arama başlat
(Bilgisayar) start search
bunu kullanarak başlat
(Bilgisayar) start up using
istek başlat
(Bilgisayar) demand start
notu kapak sayfasında başlat
(Bilgisayar) start note on cover page
program başlat
(Bilgisayar) start a program
simge durumunda başlat
(Bilgisayar) start minimized
windows nt'ye oturum başlat
(Bilgisayar) log on to windows nt