Onlar vagonları sürdü ve malzemeleri taşıdı.
- They drove wagons and carried supplies.
Vagon ve koltuk numarası biletin üzerinde yazılı.
- The car and seat number are written on the ticket.
O, bir Japon otomobiline sahiptir.
- He has a Japanese car.
Bu otomobil bir çöp yığını.
- This car is a pile of rubbish.
Onlar tren kabininden navlun çıkarıyorlar.
- They're taking the freight out of the train car.
Geçenlerde bir araba kazası geçirdim.
- I was recently in an automobile accident.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.
- We are producing spare parts in an automobile factory.
Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.
- Falling interest rates have stimulated the automobile market.
Otomobiller fabrikalarda yapılır.
- Automobiles are made in factories.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.
- I am surprised that your family has a Japanese car.
Dün gece arabam çalındı.
- My car was stolen last night.