armatür

listen to the pronunciation of armatür
Türkisch - Englisch
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri
(Osmanlı Dönemi) Lât. Fiz: Kuvvet akımını toplu bir hale koymak için mıknatısın kutupları arasına yerleştirilen demir parçası
Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri
Bir aygıtın ya da düzeneğin ana bölümünü oluşturan parçaların tümü
Bir mıknatısın iki kutbu arasında, kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım
armatür
Favoriten