Tom bir grup iş arkadaşıyla dışarı çıktı.
- Tom went out with a group of co-workers.
Sami yardımcı olacak birkaç iş arkadaşına ihtiyaç duydu.
- Sami needed a few co-workers to assist.
Bu Tom, iş arkadaşım.
- This is Tom, my colleague.
İkisi benim iş arkadaşımdır.
- Both are my colleagues.
Sami, kadın meslektaşlarıyla dalga geçti.
- Sami made fun of his female co-workers.
Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.
- Company policy precludes fraternization between co-workers.
Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.
- His colleague was transferred to an overseas branch.
Meslektaşlarım beni çok sıcak karşıladı.
- My colleagues welcomed me very warmly.
Git ve iş arkadaşımla konuş.
- Go and speak to my colleague.
Onlar çalışma arkadaşlarımdır.
- They are both colleagues of mine.