an ancient hebrew liquid measure equal to about 10 gallons

listen to the pronunciation of an ancient hebrew liquid measure equal to about 10 gallons
Englisch - Türkisch

Definition von an ancient hebrew liquid measure equal to about 10 gallons im Englisch Türkisch wörterbuch

bath
yıkanmak

Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar. - Some boys don't like to bathe regularly.

Bu nehirde yıkanmak tehlikelidir. - It is dangerous to bathe in this river.

bath
(Denizbilim) yunacak
bath
(Denizbilim) yunacık
bath
banyo yapmak

Şimdi canım bir banyo yapmak istiyor. - I feel like taking a bath now.

İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok. - There's nothing like a good hot bath.

bath
yıkamak
bath
havuz

Bu ürünü küvet, lavabo, duş, yüzme havuzu ya da su ve rutubetin olduğu başka herhangi bir yerin yanında kullanmayınız. - Do not use this product near a bathtub, sink, shower, swimming pool, or anywhere else where water or moisture are present.

bath
kaplıca

Kaplıcalar, Roma hamamlarıydı. - Thermae were Roman baths.

Japonya'da, eğer bir dövmen varsa, kaplıcaların birçoğunda yıkanmana izin verilmeyeceğini biliyor muydun? - Did you know that in Japan, if you have a tattoo, you won't be allowed to bathe in many of the hot spring resorts?

bath
küvet/ba
bath
{i} banyo suyu
bath
banyosu

Odanın bir banyosu var mı? - Does the room have a bath?

O kendini yanan mumlarla çevrili köpük banyosuna daldırdı. - Surrounded by burning candles, she dips herself into a bubble bath.

bath
{i} film banyosu. f., İng. yıkamak; yıkanmak
bath
bathroom banyo dairesi
bath
banyo su
bath
{i} yıkanma

Japonya'da, eğer bir dövmen varsa, kaplıcaların birçoğunda yıkanmana izin verilmeyeceğini biliyor muydun? - Did you know that in Japan, if you have a tattoo, you won't be allowed to bathe in many of the hot spring resorts?

Denizde yıkanmak istiyorum. - I want to bathe in the sea.

bath
tuvalet

Tuvalete gitmek zorundayım. - I have to go to the bathroom.

Tuvalete gidebilir miyim? - May I go to the bathroom?

bath
(fiil) yıkamak, banyo yaptırmak, yıkanmak
bath
{i} hamam

Kaplıcalar, Roma hamamlarıydı. - Thermae were Roman baths.

Japon kamu hamamı bir zamanlar bir mahallede sosyal yaşamın merkezi olarak kullanılıyordu. - The Japanese public bathhouse was once used as a center of social life in one's neighborhood.

bath
bathtub banyo kuveti
Englisch - Englisch
bath
an ancient hebrew liquid measure equal to about 10 gallons
Favoriten