a police officer

listen to the pronunciation of a police officer
Englisch - Türkisch
Bir polis memuru
police officer
polis memuru

Bir polis memuru onunla konuşuyor. - A police officer is talking to her.

Polis memuru düdüğünü çaldı. - The police officer blew his whistle.

cop
yumak
cop
performans katsayısı
police officer
polis

Bir polis memuru onunla konuşuyor. - A police officer is talking to her.

O, bir polis memuru oldu. - She became a police officer.

bobby
sakçı
police officer
sakçı memuru
bobby
özellikle kızların giydiği şoset
bobby
{i} aynasız
bobby
bobby socks rjog
bobby
dili polis memuru
bobby
i., İng., k.dili. polis
bobby
bobby pin madeni saa tokası
bobby
{i} polis
bobby
dili kısa çorap
bobby
bobby soxer son modayı takip eden genç kız
cop
oyunbozanlık etmek
cop
(isim) polis, polis memuru; aynasız; tutuklama; konik iplik yumağı
cop
konik iplik yumağ
cop
f aşırmak
cop
(fiil) yakalamak; enselemek; çalmak; aşırmak
cop
{f} çalmak
police officer
(Askeri) TEMİZLİK SUBAYI: Bir ordugah mevkii veya garnizonu temiz ve derli toplu tutmak üzere komutan tarafından görevlendirilmiş subay,. Bu terimi, askeri inzibat subayı anlamına gelen (military police officer) ile karıştırmamalıdır
Englisch - Englisch
bobby
rozzer
peeler
pig
cop
law enforcement agent
police

Aren't you a police officer? - Aren't you a police officer?

police officer
a member of a police force; "it was an accident, officer"
police officer
A police officer is a member of the police force. a meeting of senior police officers. A policeman or policewoman. a member of the police
police officer
cop, constable, policeman
police officer
{i} cop
a police officer

    Silbentrennung

    a po·lice of·fic·er

    Türkische aussprache

    ı pılis ôfısır

    Aussprache

    /ə pəˈlēs ˈôfəsər/ /ə pəˈliːs ˈɔːfəsɜr/
Favoriten