Bir kasap et ticareti yapar.
- A butcher deals in meat.
Kasap etin çeşitli kesimlerini satar.
- The butcher shop sells assorted cuts of meat.
O bir cerrah değil, ama bir kasap
- He's not a surgeon, but a butcher.
Sayısız insan kasabın önünde sırasını bekliyor.
- Countless people wait their turn in front of the butcher's.
... saying, look at the trends. ...
... an economist to be look to those who set this they said well if it's a successful ...