Halası olduğunu düşündüğü kadın bir yabancıydı.
- The woman who he thought was his aunt was a stranger.
O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
- When he openly declared he would marry Pablo, he almost gave his grandmother a heart attack and made his aunt's eyes burst out of their sockets; however, his little sister beamed with pride.
Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
- I'll give grandma a shirt for Christmas.
Teyzem bana yeni bir etek yaptı
- My aunt made a new skirt for me.
Teyzeciğim kötü hissediyor.
- My aunty is feeling sick.
Sami yengesiyle birlikte yaşıyordu.
- Sami lived with his aunt.
Babanın ya da annenin kız kardeşi senin yengendir.
- The sister of your father or mother is your aunt.
Büyük annem çok yaşlandı.
- My grandma has gotten very old.
Büyük annem başına buyruk birisidir.
- My grandma is a very independent person.
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.
- My grandma texts faster than you.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.
- Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
- My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.
- My grandma bent over to pick up a needle and thread.
Had our beloved gammy lost it?.
My grandma texts faster than you.
- My grandmother texts faster than you.
... are folks who've worked hard, like my grandmother. And there are millions of people out there ...
... My grandmother was like a 75 word per minute administrative assistant, and she was like ...