a critical stage or decisive point; a crisis

listen to the pronunciation of a critical stage or decisive point; a crisis
Englisch - Türkisch

Definition von a critical stage or decisive point; a crisis im Englisch Türkisch wörterbuch

climacteric
(isim) Hasatından sonra olgunlaşmaya devam eden bitkiler için kullanılan terimdir
climacteric
buhranlı yaş devresi
climacteric
klimakterik
climacteric
{i} dönüm noktası

Tom dönüm noktası ile yaş dönümü arasındaki farkı bilmiyor. - Tom doesn't know the difference between climax and climacteric.

climacteric
bunalımlı
climacteric
hassas
climacteric
menapozla ilgili
climacteric
{i} kritik dönem
climacteric
kritik
climacteric
{i} yaş dönümü

Tom dönüm noktası ile yaş dönümü arasındaki farkı bilmiyor. - Tom doesn't know the difference between climax and climacteric.

climacteric
yaş dönümüyle ilgili
climacteric
(Tıp) a.climacterium'a ait
climacteric
{i} menapoz
Englisch - Englisch
climacteric
a critical stage or decisive point; a crisis
Favoriten