Kumsalda ateş yaktık.
- We built a fire on the beach.
Birkaç çocuk kumsalda oynuyor.
- Several children are playing on the sandy beach.
Plajdaki kum beyazdı.
- The sand on the beach was white.
Hangi yol plaja gider?
- Which way is the beach?
Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?
- What time of year do you usually like to spend time on the beach?
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.
- After dinner, I take a walk on the beach.
Bir kıyıya yakın yaşamak isterim.
- I'd like to live near a beach.
Fransız Rivierası kıyısının çok güzel plajları vardır.
- The coast of the French Riviera has very beautiful beaches.
O, şehirde karaya oturmuştu.
- She was stranded in the city.
Eğer ıssız bir adada karaya otursaydın, okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?
- If you were stranded on a desert island, what books would you want to have with you to read?
O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.
- He plucked one of his few strands of beard.
Life's a beach!.
... that the Beach Boys were talking about. ...
... Beach Boardwalk is 73.9 miles. ...