öpüştük

listen to the pronunciation of öpüştük
Türkisch - Englisch

Definition von öpüştük im Türkisch Englisch wörterbuch

öpüş
kiss

Even though it's against company policy, Tom and Mary kiss and hug every time they meet. - Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı.

They are hugging and kissing. - Onlar sarılıyorlar ve öpüşüyorlar.

öpüş
kissing; way of kissing
Türkisch - Türkisch

Definition von öpüştük im Türkisch Türkisch wörterbuch

öpüş
Öpme işi veya biçimi
öpüş
Öpme işi veya biçimi: "O annesini her öpüşte, böyle bir defa yalanmayı âdet edinmişti."- S. F. Abasıyanık