That baby will have slept five hours by noon.
- O bebek öğleye kadar beş saat uyumuş olacak.
We've eaten pizza and chicken at noon.
- Biz, öğleyin pizza ve tavuk yedik.
At lunchtime today, our usual restaurant was closed because of a funeral in the family.
- Bugün öğle yemeği vakti, ailedeki bir cenaze nedeniyle alışıldık restoranımız kapalıydı.
She's supposed to be back by lunchtime.
- Öğle yemeği saatine kadar burada olması gerekiyor.
It is midday. The men are eating lunch.
- Gün ortası. İnsanlar öğle yemeği yiyorlar.
They will contact us before midday today.
- Onlar bugün öğleden önce bizimle iletişime geçecekler.
I spent the whole afternoon chatting with friends.
- Bütün öğleden sonrayı arkadaşlarla sohbet ederek geçirdim.
I'm going to go out this afternoon.
- Bu öğleden sonra dışarıya çıkacağım.