My father is watering the flowers.
- Babam çiçekleri suluyor.
All the flowers in the garden are yellow.
- Bahçedeki tüm çiçekler sarı.
They said he had a weak form of smallpox.
- Onun çiçek hastalığının zayıf evresini geçirdiğini söylediler.
I am immune to smallpox.
- Çiçek hastalığına bağışıklığım var.
Her talent blossomed early.
- Onun yeteneği erken çiçek açtı.
The apple trees blossomed early this year.
- Bu yıl elma ağaçları erken çiçek açtı.
This floral arrangement is beautiful.
- Bu çiçek aranjmanı güzel.
I love this floral arrangement.
- Bu çiçek aranjmanını seviyorum.
The cherry blossoms are at their best.
- Kiraz çiçeklerinin en iyi zamanı.
The cherry blossoms will be out in April.
- Kiraz çiçekleri Nisan'da çıkacak.
The roses are in bloom.
- Güller çiçek açmışlar.
Many flowers start blooming in springtime.
- Birçok çiçekler baharda çiçeklenmeye başlar.
Tom and Mary picked some wildflowers by the river.
- Tom ve Mary nehrin yanında birkaç kır çiçeği topladı.