(1) (b) (verb) huddle; not act for a long time

listen to the pronunciation of (1) (b) (verb) huddle; not act for a long time
Englisch - Türkisch

Definition von (1) (b) (verb) huddle; not act for a long time im Englisch Türkisch wörterbuch

tank
tank
tank
(Biyokimya) odacık
tank
sarnıç
tank
depo

Yarım depo benzinle Miami'ye gidebilir miyiz? - Can we drive to Miami on half a tank of gas?

Bir depo benzinle Boston'a gidip gelebilirim. - I can drive to Boston and back on one tank of gas.

tank
(isim) depo, tüp, benzin deposu, hazne, su deposu, sarnıç, tank, hapishane, fotoğraf banyo kabı
tank
{i} ask. tank
tank
{i} depo; tank: gas tank benzin deposu. water tank su deposu. fish tank akvaryum
tank
tank up k
tank
{f} up (with) (taşıtın benzin deposunu)
tank
yakıt almak
tank
{i} fotoğraf banyo kabı
tank
sarnıca koymak
tank
{i} hapishane
tank
(Askeri) TANK: Genel olarak, top ve otomatik silahlarla teçhiz edilmiş tam tırtıllı ve zırhlı araç. Arazide harekat kabiliyeti, zırhla korunma imkanı ve yüksek müsademe kudreti, tankların başlıca özellikleliklerini teşkil eder. Ayrıca bak "heavy tahk". "light tank". "medium tank", "super heavy tank"
tank
istimini almak
tank
golcük
tank
(İnşaat) depo, hazne
tank
{i} benzin deposu

Benzin deposu patlayacak. - The gas tank is going to explode.

tank
{i} tüp
Englisch - Englisch
tank
(1) (b) (verb) huddle; not act for a long time
Favoriten