daring; tending to become involved in risky activities; risky

listen to the pronunciation of daring; tending to become involved in risky activities; risky
İngilizce - Türkçe

daring; tending to become involved in risky activities; risky teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

adventurous
{s} maceralı
adventurous
maceracı

Tom'un maceracı olduğunu düşünüyorum. - I think Tom is adventurous.

Tom maceracı görünüyordu. - Tom seemed adventurous.

adventurous
macera meraklısı
adventurous
gözü pek
adventurous
serüvenli
adventurous
macera seven
adventurous
serüven seven
adventurous
maceraperest

Sen maceraperestsin, değil mi? - You're adventurous, aren't you?

O genç ve maceraperesttir. - She's young and adventurous.

adventurous
serüven dolu
adventurous
{s} cesur
adventurous
{s} cüretli
adventurous
{s} riskli
adventurous
{s} gözüpek
adventurous
{s} cesaret isteyen
İngilizce - İngilizce
{s} adventurous
daring; tending to become involved in risky activities; risky