I will clean up yesterday's work.
- Dünkü işi bitireceğim.
Waseda tied Keio in yesterday's game.
- Waseda dünkü oyunda Keio ile berabere kaldı.
There are more clouds today than yesterday.
- Bugün dünkünden daha fazla bulutlar var.
It's windier today than it was yesterday.
- Hava bugün dünkünden daha rüzgarlı.
Yesterday was Sunday, not Saturday.
- Dün cumartesi değil, pazardı.
Yesterday was my seventeenth birthday.
- Dün onyedinci doğumgünümdü.
In the past it was thought the world was flat.
- Geçmişte dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.
Forget about the past. Compared to yesterday, I like today more. That's why I try to enjoy the moment, that's all.
- Geçmişi unutun. Dünle karşılaştırıldığında, bugünü daha çok seviyorum. Bunun sebebi anın tadını çıkarmaya çalışıyorum, bu kadar.
Tom called me yesterday at nine in the morning.
- Tom dün sabah saat dokuzda beni aradı.
I saw you yesterday at the funeral.
- Seni dün cenaze töreninde gördüm.