commit a sin

listen to the pronunciation of commit a sin
İngilizce - Türkçe
günah işlemek
günaha girmek
günah işle
sin
günah

O günahının farkında değil. - She is unconscious of her sin.

Günah işlediğim için beni affet Tanrım. - Forgive me Father for I have sinned.

sin
nefsine uymak
sin
büyük hata
sin
günaha girmek
sin
{f} günah işle

Günah işledik, Tanrım, bizi affet. - We have sinned, Lord, forgive us.

Beni affedin, zira ben günah işledim. - Forgive me, for I have sinned.

sin
suç

Günahı suçla karıştırmayın. - Do not mistake sin with crime.

Hem yaşlılar hem de gençler günah suçlusudur. - Both the old and young are guilty of sinning.

sin
kabahat
sin
günah işle(mek)
commit sin
günah işlemek
sin
sin offering günahların affedilmesi için sunulan şey
sin
{f} suç işlemek
sin
besetting sin insanların daima işlemeye meyilli oldukları günah
sin
affolunmaz günah
sin
{i} büyük hata: It's a sin for you to throw that bread away! O ekmeği atma, günah!
sin
günah i

Günah işlediğim için beni affet Tanrım. - Forgive me Father for I have sinned.

Beni affedin, zira ben günah işledim. - Forgive me, for I have sinned.

sin
live in sin nikahsız olarak karı koca hayatı yaşam
sin
deadly sin büyük günah
İngilizce - İngilizce
do a wrongdoing, transgress, commit a violation
sin
commit a sin