buğulan

listen to the pronunciation of buğulan
Türkçe - İngilizce
{f} fogged

The steam has fogged my glasses. - Buhar benim gözlüğümü buğulandırdı.

{f} fog

If I take a hot shower, the mirror in the bathroom fogs up. - Sıcak duş alırsam banyodaki ayna buğulanır.

The steam has fogged my glasses. - Buhar benim gözlüğümü buğulandırdı.

buğulan