Saç tıraşı olmanın zamanı çoktan geldi.
- It's high time you had a haircut.
Kısa saç stilini severim.
- I like the short hairstyle.
Onun tüylü bir göğsü var.
- He has a hairy chest.
Hayalet görünce öyle korktum ki tüylerim diken diken oldu.
- When I saw the ghost, I was so frightened that my hair stood on end.
Tom'un kıllı kolları yok.
- Tom doesn't have hairy arms.
Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.
- Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.
Lidia'nın sarı düz saçları var.
- Lidia has blonde straight hair.
Saçlarım Jane'inkinden daha uzun.
- My hair is longer than Jane's is.