birlikte olma

listen to the pronunciation of birlikte olma
Türkçe - İngilizce
concomitance
birlikte olmak
{f} accompany
birlikte olmak
go about
birlikte olmak
unite
birlikte olmak
move

Tom moved home to be with his parents. - Tom ebeveynleriyle birlikte olmak için eve taşındı.

Tom moved back to Boston to be with his kids. - Tom çocuklarıyla birlikte olmak için Boston'a geri döndü.

birlikte olmak
hang together
birlikte olmak
(Dilbilim) go about (with)
birlikte var olma
coexistence
birlikte olma