avârız

listen to the pronunciation of avârız
Türkçe - İngilizce
drifter
A person who moves from place to place or job to job
A type of lightweight sail used in light winds like a spinnaker
disapproval If you describe someone as a drifter, you mean that they do not stay in one place or in one job for very long
a wanderer who has no established residence or visible means of support
{i} wanderer; fishing boat
Türkçe - Türkçe
Engebeler, engeller, tümsekler, yüzey biçimleri
Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonralarıise sürekli olarak halktan toplanan vergi
Olağanüstü durumlarda halktan alınan ayni, nakdi veya bedeni vergi
önceleri olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergiye verilen ad
Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi
Engebeler, tümsekler, yüzey biçimleri
Osmanlı Devleti'nde olağanüstü hallerde padişahın emriyle halkın doğrudan ödemek zorunda olduğu vergi
Kazalar, belâlar
AVARIZ
(Osmanlı Dönemi) Girinti çıkıntı, noksanlık
AVARIZ
(Hukuk) Engeller, engebeler, kazalar; savaş gibi olağınüstü zamanlarda alınan geçici vergi
AVARIZ
(Osmanlı Dönemi) Mânialar. Engeller
AVARIZ
(Osmanlı Dönemi) Arızalar. Sonradan olan noksanlıklar
AVARIZ
(Osmanlı Dönemi) Fevkalâde hallerde ve bilhassa harp sebebi ile geçici olarak alınan vergi
avârız