Tom'la şahsen konuşmam lâzım.
- I need to speak to Tom personally.
Şahsen ben kürtaja karşı olduğumu söylüyorum.
- I tell you that I am personally against abortion.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.
- Personally, I liked this one.
Bunu kişisel olarak alma, Tom.
- Don't take it personally, Tom.
Onu bizzat alıyor gibi görünüyordu.
- Tom seemed to take it personally.
Tom beni bizzat davet etti.
- Tom invited me personally.
... And maybe one person, maybe nobody's left watching ...
... can make a difference in terms ensuring that every young person in America, regardless ...