Tıp fakültesine geri dönüyorum.
- Ich kehre auf die Medizinische Fakultät zurück.
Birkaç yıl sonra geri döndü.
- Nach einigen Jahren kehrte er zurück.
Onun ne zaman geri geleceğini bilmiyorum.
- Ich weiß nicht, wann sie zurück sein wird.
Haziranda Avrupa'ya geri geliyoruz.
- Wir kommen im Juni nach Europa zurück!
Rus büyükelçisi şaşkına döndü.
- The Russian ambassador was taken aback.
Saçını tıraş edersen, tekrar daha kalın uzayacaktır.
- If you shave your hair, it will grow back thicker.
Mütevazı bir geçmişten geliyorum.
- I come from a humble background.
Leyla sıkı bir dini geçmişten geliyor.
- Layla comes from a strict religious background.
Köpek geriye doğru yürüdü.
- The dog walked backward.
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.
- In an earthquake, the ground can shake up and down, or back and forth.
He will be back in ten minutes.
- Er ist in zehn Minuten zurück.
I have to go shopping. I'll be back in an hour.
- Ich muss einkaufen gehen, ich komme in einer Stunde zurück.
Do friends sleep with friends and then murder them? Dima asked in return.
- Schlafen Freunde mit Freunden und ermorden sie dann?, fragte Dima zurück.