yarıklar

listen to the pronunciation of yarıklar
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) FÜLÛ'
Yarık
(Osmanlı Dönemi) AREN
Yarık
(Osmanlı Dönemi) FÜLC
yarık
Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak, gedik, rahne
yarık
Anlaşmazlık, bölünme: "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu
yarık
Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak, gedik, rahne. İnce bir çizgi durumunda açılmış yara: "Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti."- H. Taner
yarık
Anlaşmazlık, bölünme
yarık
Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş
yarık
Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik
yarık
İnce bir çizgi durumunda açılmış yara
yarıklar
المفضلات