Onun iki kedisi var biri beyaz biri siyah.
- Er hat zwei Katzen, eine weiße und eine schwarze.
Kırmızı şarabı beyaz şaraptan daha fazla severim
- Ich mag Rotwein lieber als Weißwein.
Tom Mary'nin bildiğini bilir.
- Tom weiß, dass Mary weiß.
Bu konuda çok hassasımdır bilirsin.
- Weißt du, bei diesem Thema bin ich sehr empfindlich.