Bugün daha evvel Tom'la konuştum.
- I spoke with Tom earlier today.
Bana daha evvel söylemeliydin.
- You should've told me earlier.
İngilizce ödevimi yapmayı henüz şimdi bitirdim.
- I have just now finished doing my English homework.
Az önce yağmur yağmaya başladı.
- It began raining just now.
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.
- Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Tom şu anda burada değil.
- Tom isn't here just now.
Şu anda o sorun hakkında düşünüyordum.
- I was just now thinking about that problem.
Evet, ama o hemen şimdi gitti.
- Yes, but she left just now.
Babam hemen şimdi dışarı çıktı.
- Dad just now went out.
Üzgünüm, mektubuna daha erken cevap vermedim.
- Sorry I haven't replied to your letter earlier.
O günlerde ben daha erken yatmaya gittim.
- In those days, I went to bed earlier.
Niçin çok daha erken söylemedin?
- Why didn't you say so earlier?
O günlerde ben daha erken yatmaya gittim.
- In those days, I went to bed earlier.
Tom şimdi eskisinden çok daha erken kalkmak zorunda.
- Tom now has to get up much earlier than he used to.
Eskisinden biraz daha erken geldi.
- He came a little earlier than he used to.
Biz şimdi çok meşgulüz.
- We're very busy just now.
Ben söylediklerini şimdi geri almanı istiyorum.
- I want you to take back what you said just now.