Onun, Paris'e hareket ettiği gün yağmurlu idi.
- The day she started for Paris was rainy.
Dün hava yağmurluydu.
- It was rainy yesterday.
Zemin ıslak görünüyor.
- The ground seems wet.
Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
- The paint on the seat on which you are sitting is still wet.
Tom Mary ile üç yıl önce yağışlı bir mevsim sırasında ilk kez karşılaştı.
- It was during the rainy season three years ago that Tom first met Mary.
Hava tahmini göre, yağışlı mevsim çok geçmeden başlayacak.
- According to the weather forecast, the rainy season will set in before long.
Bu yağışlı havadan usandım.
- I'm fed up with this wet weather.
Hava kesin yağışlı olacak.
- The weather is sure to be wet.