verhängnisvoll

listen to the pronunciation of verhängnisvoll
ألمانية - التركية
الإنجليزية - التركية

تعريف verhängnisvoll في الإنجليزية التركية القاموس.

capital
{i} kapital

Kapitalistler onları asacağımız ipi bize satacaklar. - The Capitalists will sell us the rope with which we will hang them.

Rusya kapitalist değildi. - Russia wasn't capitalist.

capital
en önemli kent
calamitous
felaketli
calamitous
belalı
capital
para

Kapitalizme inandığın için paraya tapıyorsun. - You worship money because you believe in capitalism.

Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı. - Mr. Morita started a business by using borrowed money as capital.

capital
sütun başlığı
calamitous
{s} belâlı
calamitous
{s} felaketli, felaket getiren, vahim, belalı; felaket, çok kötü
calamitous
felaket
calamitous
{s} felâketli
capital
belli başlı
capital
büyük harf,sermaye
capital
{s} sermayeye ait
capital
{i} sütun başı
capital
{s} ana

Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür. - Capital, land and labor are the three key factors of production.

capital
(isim) başkent; büyük harf; kapital, sermaye, kâr, çıkar, kazanç; sütun başı
capital
{s} kusursuz
capital
make capital of kendi çıkarına kullanmak
capital
{s} önemli

Madrid İspanyanın başkenti ve onun en önemli şehri. - Madrid is the capital of Spain and its most important city.

ألمانية - الإنجليزية
capital
fateful
ill-fated
portentous
fatally
doomed
fatal
calamitous
disastrous