untrodden

listen to the pronunciation of untrodden
الإنجليزية - التركية
{s} bakir (orman)
{s} ayak basılmamış
unbeaten
ayak basılmamış
unbeaten
yenilmemiş

Her iki takım da yenilmemiş. - Both teams are unbeaten.

unbeaten
{s} dövülmemiş
unbeaten
(sıfat) dövülmemiş, yenilmemiş, kırılmamış (rekor), ayak basılmamış, çırpılmamış (yumurta vb.)
unbeaten
dövülmemiş/yenilmemiş
unbeaten
{s} ayak basılmamış (yol)
unbeaten
mağlup olmamış
unbeaten
{s} yenilmemiş, namağlup
unbeaten
{s} çırpılmamış (yumurta vb.)
unbeaten
{s} kırılmamış (rekor)
untread
iz sürerek geriye gitmek
الإنجليزية - الإنجليزية
Of or pertaining to someone or something which has never been trod upon, as unspoiled land, or an undefeated person

If he could only get away from the holes in the banks, he thought, there would be no more faces. He swung off the path and plunged into the untrodden places of the wood.

{a} not trodden, smooth
{s} not trodden on
invious
unbeaten
untread
{v} to go back in the very same steps
untread
To tread back; to retrace
untrodden
المفضلات